Yavuz Ağıralioğlu: Liste Açıklansın!

Yavuz Ağıralioğlu: Liste Açıklansın!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, fon soruşturmasıyla ilgili olarak, “Sayın Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi üzerinden 2 milyar liralık bir miktar açıklandı. Bahse konu paranın geride kalanının da listesini istiyoruz. Kim varsa, kimdeyse liste açıklansın! Borsada kaybettiğimiz parayı, uğradığımız değer kaybıyla kaybettiğimiz serveti düşünün. Onu da hesaba kattığınızda; hem ülke itibarı açısından dışarıdan yatırım çekmek için canla başla uğraştığınız zamanlara ve çabalara, hem de zengin edip zenginliğine sebep olduğunuz adamların memleketi bu kadar zora sokacak şekilde ülkeyi dolandırıp çaldıkları paraları yurt dışına kaçırmasına sebep olan bu keyfiliğin tamamını ortaya çıkarın!” diye konuştu.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ı Anahtar Parti Genel Merkezi’nde kabul etti. Ağıralioğlu’na parti heyetinden Teşkilat Başkanı Tahir Keskinkılıç, Kamu Reformu Başkanı Orhan Kayhan, Genel Başkan Danışmanı/MYK Üyesi Beril Gümüş ve Genel Başkan Danışmanı/MDK Başkanı Ali Burak Doğan eşlik etti.

Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, Gültekin Uysal ile yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında özetle şunları söyledi:

İlk defa bu düzeyde kimsesizler dolandırılmıştır!

“Fon krizini başından itibaren aynı hassasiyet merkezinde karşıladık: Sayın Cumhurbaşkanı’nın dünkü konuşmasını da dinledim; hâlen bu mevzuda sonuna kadar gitme hassasiyetinin, kime dokunursa dokunsun, kime kadar giderse gitsin peşini bırakmayacakları iradesinin açıklamalarını yaptılar. Kıymetlidir. O açıklamaların arkasından yürümek gerekir. Sebebi şudur: Süreci birkaç açıdan değerlendirmek lazım. Sayın Cumhurbaşkanı, bu tonda konuştuğuna göre, kendi üzerine aldığı bir mesuliyettir bu. Anladığım kadarıyla sebebi şu: Sayın Cumhurbaşkanı, kendisini ‘kimsesizlerin kimi’ olarak takdim etmeyi ve bu mesuliyeti üstlenmeyi çok seven bir siyasetçidir. İlk defa bu düzeyde kimsesizler dolandırılmıştır. Ben ‘kimsesizlerin kimi’ olarak siyaset yapıyorum demiştir. En yakınındaki isimlerin, kimsesizlerin bu şekilde dolandırıldığı bir sürecin öznesi olmasına çok hiddetlenmiştir. O yüzden sonuna kadar gidilmeli; sistem kirlenmişse sistem, parti kirlenmişse parti, sistem çalışmıyorsa niçin çalışamadığı ortaya çıkarılabilmelidir. Bu durum bir fırsata dönüştürülmelidir.

Bu kapalı fonlar üzerinden bu soygun nasıl planlandı?

Ben ‘Köpek balıkları bulunsun’ demiştim. Yani buradaki büyük suistimalde denetim mekanizmaları niye çalışamadı? Bu büyük suistimal niçin engellenemedi? Engellenemeyen bu suistimal içerisinde aslında borsaya girmesi mümkün olmayan firmaları kim borsaya taşıdı? Bu kapalı fonlar üzerinden bu soygun nasıl planlandı? Planlanırken devletin denetim gözü nasıl kapatıldı? Kapatılırken hangi nüfuz sahipleri üzerinden bu yapıldı? Buradan istifade edenler kimlerdi? Bu kadar insanı buraya çekip, hiç utanmadan paraları alıp çıkanlar listelenmeli ve bütün bunlar kamuoyuyla detaylı bir şekilde, bir muhasebe imkânıyla buluşturulabilmelidir. Bu iş böyle yapılmalıdır.

Vatandaş fonuna kadar soyulmuştur!

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne dair bir eleştirimiz vardı; o eleştirinin de bir ucu buraya dayanıyor: Denetimsizlik. ‘Şeffaf yönetim’ diye bir hassasiyetimiz vardı; bu şeffaflığın da sağlanması gerekir. Şu anda kayyumlar, yolsuzluklar yahut bu butlan süreci içerisinde muhalefetin iktidara yönelttiği en esaslı eleştiri şudur: ‘Siz kendinizden olanları himaye ediyor, muhalefetten olanları cezalandırıyorsunuz.’ İşte tam da buna cevap vermenin imkânı doğmuştur. ‘Babam bile olsa, oğlum bile olsa…’ hassasiyetiyle konuşulduğuna göre aslında muhalefetin bu kaygısı da ortadan kalkacaktır. ‘Suçlu kimden olursa olsun, kime yakın olursa olsun, dokunacağız’ diyebilmek; adaletle ilgili, ‘Siz kendinize yakın adamları koruyor, karşınızda olanları cezalandırıyorsunuz’ sitemine cevap verme imkânı sağlamıştır. Lütfen sonuna kadar gidin, çünkü vatandaş fonuna kadar soyulmuştur! Vatandaşı fonuna kadar soyanlardan sonuna kadar hesap sorma hassasiyeti Sayın Cumhurbaşkanı’nın iradesiyse; ben Anahtar Parti Genel Başkanı olarak camiamız adına, hassasiyetlerimiz adına bunun arkasında durduğumu ifade ediyorum. Bunu kıymetli buluyorum. Sonuna kadar gidilsin, liste açıklansın.

Bahse Konu Paranın Geride Kalanının Da Listesini İstiyoruz

Biliyorsunuz, Sayın Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi üzerinden 2 milyar liralık bir miktar açıklandı. Bahse konu paranın geride kalanının da listesini istiyoruz. Kim varsa, kimdeyse liste açıklansın! Borsada kaybettiğimiz parayı, uğradığımız değer kaybıyla kaybettiğimiz serveti düşünün. Onu da hesaba kattığınızda; hem ülke itibarı açısından dışarıdan yatırım çekmek için canla başla uğraştığınız zamanlara ve çabalara, hem de zengin edip zenginliğine sebep olduğunuz adamların memleketi bu kadar zora sokacak şekilde ülkeyi dolandırıp çaldıkları paraları yurt dışına kaçırmasına sebep olan bu keyfiliğin tamamını ortaya çıkarın! Ermeniler, bu toprakları tehcirde terk ederken ‘Bir gün geri döneceğiz’ diye paralarını götürmediler. Geri dönerler diye herkes paralarını bir yerlere gömdü, bekledi. Bu topraklarda bin yıl yaşadılar; ayrı bir devlet kurma hayaliyle ayartıldılar ve yaşadıkları devlete ihanet ettiler. Tehcir idari bir karardı; cephe gerisini boşaltmak ve güvende tutmak için alınmak zorunda olunan bir karardı. Bu memleketi terk etmek zorunda kaldıkları süreçte ‘Bir gün döneriz’ diye paralarını bu topraklarda bıraktılar. AK Parti’nin zengin ettiği insanların utanmadan, sıkılmadan aldıkları, biriktirdikleri yahut suistimal edip kendi hisselerine düşürdükleri paraları bir de yurt dışına kaçırmalarını vatana ihanet sayıyorum! Vatana ihanet sayıyorum!

Sadece muhalefet arınmasın, sistem de arınsın!

O yüzden Sayın Cumhurbaşkanı hassasiyet göstermişse, ‘Biz başkalarına benzemeyiz, ucu kime dokunursa dokunsun umursamayız’ diyorsa ki diyor; bu hassasiyetin arkasında durulmalı. Bu hassasiyetle 2 milyar ortaya çıkmışsa, kalanı da ortaya çıksın! Suistimalse, kapatılmışsa, sistem çalışmamışsa, nüfuz ticareti yapılmışsa, dolandırıcılıkta siyasi nüfuz veya bürokratik nüfuz varsa, bu dolandırıcılık serüvenini organize edenler içerisinde parti kimliğini ya da bürokratik kapasitesini kullanan varsa hepsi ortaya çıksın ki bu bir arınmaya dönüşebilsin. Sadece muhalefet arınmasın, sistem de arınsın! AK Parti kirlenmişse o da arınsın! Muhalefetten kirlenen varsa onlar da arınsın! Kime değmişse bu mekanizma, önümüzdeki dönemin muhasebesi için doğru bir fırsata dönüştürülebilsin.”